yeraltı_edebiyatı

Yeraltı Edebiyatı

”Asla hatırlamak istemediğim ancak unutmak için anlatmaktan başka çaremin olmadığı o kadar çok şey yaptım ki…
”Asla hatırlamak istemediğim ancak unutmak için anlatmaktan başka çaremin olmadığı o kadar çok şey yaptım ki…
”Asla hatırlamak istemediğim ancak unutmak için anlatmaktan başka çaremin olmadığı o kadar çok şey yaptım ki… Üstelik bunları da başka şeyleri asla hatırlamamak için yaptım. Ama bugünü, dünü unutmak için yaşamak; hiçbir halta yaramadı. Aksine unutulması gerekip de unutulamayanlar katlana katlana çoğaldı. Meğer önce yarını unutmak gerekiyormuş. Her doğanın yeni bir güneş olduğuna inanacak kadar unutmak, her güneşi ilk ve son kez gördüğüne emin olacak kadar unutmak.”
Siz bu cümleyi okurken bir yerlerde insanlar ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri karanlık bir yolculuğa çıkmaya çalışıyor. Hakan Günday’ın 2013’te yayımlanan Daha adlı eserinden alınan bu kesitle az çok konusunu anlayabileceğiniz bir içerik yazmak istedim bugün.
Yeraltı edebiyatı denince akla gelen karanlık, argo, yasadışılık, aykırılık bu kitapta kendini hissettiriyor. Yeraltı edebiyatı, “dili zincirlerinden kurtarmak için 19. yüzyılın ortaları ile 20. yüzyılın başlarında oluşmaya başlayan “ben özgürüm” diye bağıran edebiyat. Sert, aykırı, eleştirel, çoğunlukla gerçekle hayalin ince çizgisinde varolmaya çalışan yeraltı edebiyatı; alkolizmin, cinselliğin, sıradışılığın, küfrün dışavurumudur.” şeklinde tanımlanır genelde. Yeraltı edebiyatı yazarları kaybetmişlerden, ayyaşlardan, üzgünlerden, sorunlulardan, vazgeçmişlerden oluşur. Toplanıp birlikte edebiyat yapma fikri yoktur aslında kafalarında, sadece ortak noktaları olan karanlık onları birleştirmiştir, el ele verip aydınlığa çıkmak yerine yaşadığımız toplumdaki açıkları ve adaletsizlikleri yüzümüze gülerek vururlar. Alay ederek her gün geçtiğimiz o sokakların geceki hallerini gösterirler bize, tabularla yaşadığımız hayatın farklı bir yönü olduğunu. Bunu yaparken argo kelimelerden, küfürden, cinsellikten, kandan, vahşetten çekinmezler; zira şehrin arka sokaklarında bunlardan başka bir şey yoktur. ”Hangi dinde dejavu yok, ben ona inanacağım! Nerede diriliş yok, ben orada olacağım…”

Log In

Forgot password?

Don't have an account? Register

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.